Hem Muhafazakar Hem Demokrat

Deniz Kurtul

Tayyip Erdoğan geçtiğimiz son günlerde hemen herkesin bildiği gibi beklenmedik ve saçma bir konuyu gündeme getirdi. Öğrenci evlerinde “kızlı erkekli” kalınmasının “muhafazakar demokrat” yapılarına uygun olmadığını belirtti ve “Öğrenci evlerinde karmakarışık her şey oluyor. Muhafazakâr parti olarak buna müdahil olmak durumundayız” şeklinde bir açıklama yaptı. Bülent Arınç ve Yalçın Akdoğan’ı ise daha önce defalarca yaptığı gibi yalancı durumuna düşürdü ve söylediklerinin arkasında olduğunu belirterek “delikanlı başbakan” imajına bir katkıda daha bulundu.

Arınç ve Akdoğan o kadar çok defa yalancı durumuna düştüler ki artık akıllara bunun bir kazadan ziyade bu imaja katkıda bulunmak adına bir rol paylaşımı olma olasılığı ihtimali geliyor.  -Bu elbette apayrı bir konu-  RTE’nin öylesine bir üslubu var ki insan yazı yazarken kendisini bir an, Sözcü gazetesinin lümpen manşetlerini atmasına ramak kalmış hissediyor. Gelgelelim bir dönem faşistlerin arka sokakların tenha köşelerinde kendilerine vazife biçtikleri “mahallenin namusu”nu koruma misyonunu anımsatan tavrı, yine aynı faşistlerin mahallede uyuşturucu ticaretini ve fuhuşu organize etmeleri gerçeği, birebir aynı tavrın en “yaldızlı” makamlarda takım elbiseler ile yapılması; kimileri için şaşırtıcı olsa gerek. Bir yerden kendilerinin matah birşeymiş gibi dillerine pelesenk ettikleri ve yine kendilerinin de pek sahip olmadığı “muhafazakar demokrat değerler”in -Hüseyin Çelik’in evli sekreteri ile ilişkisi, kocasını tehdit etmesi vs küçük bir örnek- uygulayıcılığını bizzat devletin yapması gerektiği fikrini propaganda ediyorlar. Medyanın ele geçirilmesi ile özellikle yönetici kadrolarında ortaya saçılan, nedense pek çoğu cinsellik ile ilişki kepazelikler görünmez kılınmakla beraber, en azından onların “değer”lerine sahip olmayanların elbette gözünden kaçmıyor. Zira muhafakazar ya da değil herhangi bir değeri olan insanların vicdanı, küçük bir kıza yapılan toplu tecavüz davasından çıkan sonucu kaldıramazdı. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak elbette mümkün, ancak uzunca bir liste çıkartmak gerekecektir. Gelgelelim hayatı gündelik koşturmacalar içerisinde geçen birisinin bu tür geniş bir arşiv oluşturabilmesi mümkün değil. Pek muhterem, zaman zaman ılımlı bir alternatif olarak ortaya adı atılan, bir şekilde aralarında bir gerilim olduğu fikri yayılan şahsın evlendiğinde eşinin 15 yaşında olduğunu haber yapan bir gazetecinin başına gelenleri hatırlayalım mesela.

Sağlıklı bir toplumda kadın erkek ilişkilerinin vuku bulacağı koşullar ile ilgili referanslar ve kaynaklar bulmak, tartışmak ve söylenenleri çürütmek elbette mümkün ve çok da zor değil. Ancak tartışmanın ya da konunun bununla yakından uzaktan ilgisi yok. Tecavüzleri vicdanı kaldıran ancak kadın ve erkeğin otobüste dahi yanyana bulunmasından rahatsız olan -bunu devletin gündemi yapması da ayrı bir başlık- bir zihniyet herşeyden önce inandırıcı değil.

Gelelim Erdoğan’ın herhangi bir gündem yok iken neden böyle bir tartışma açtığına. Konunun bir ucu elbette yaklaşan yerel seçimlere dokunuyor. Kendi zekasından mı kaynaklanıyor yoksa emrindeki akademisyenlerin verdiği öğütlerden mi bilinmez ama kendisine oy veren insanların bilinçaltlarını iyi tahlil ettiğini söyleyebiliriz. Bu seçmen kitlesi bütünen olmasa da genel olarak henüz feodal ilişkiler içerisinde ya da bu ilişkilerden çıkmak zorunda kalıp işçileşmesi çok da evvele dayanmayan insanlardan oluşuyor. Bu insanlar; devletin ilk yıllarında CHP’nin özlemini duyduğu, ortaya çıkan beyaz, elitist ve CHP seçmeni olduğu malum kitleye karşı tepki duymakta ve televizyonlarda gördüklerinde bu kitleye karşı sınıfsal bir öfke duymaktadırlar. -CHP’nin aynı zamanda yoksul alevilerlerden ve beyaz yakalılardan da oy aldığını es geçmeyelim.- Bu kitlenin yaşayış biçime karşı AKP’nin vurduğu her darbe seçmen kitlelerine gizli ancak gözlemlenebilir bir haz vermekte. Bu kitle güncelde sınıf öfkelerini yöneltecekleri adres olarak, bu elitist kitlelerden başka kimseyi (televizyonlarda şampanya köpükleri arasında dans ederken) görememektedir. Zira TÜSİAD ve MÜSİAD üyeleri televizyon ekranlarında görünmeyecek kadar uzaktadır. Erdoğan’ın elbette kendisine oy veren emekçi kitlelerin sınıfsal çıkarları üzerinden siyaset yapması, herşeyden önce kendisine destek veren sermaye kesimleri gözönüne alındığında mümkün değildir. Erdoğan, CHP’nin ortaya çıkardığı ayrıcaklıklı insanların yaşam biçimlerine müdahale ederek bu kitlenin gözünde kendilerinden birisi olduğu algısını yaratabileceğini görüyor. Bu yaratılan algı öylesine başarılıdır ki ortadaki rant ve faiz temelli zenginlik dahi göze batmamaktadır. Bu yaklaşım ve eylem bir burjuva siyasetçisi için uçtan uca  bir başarıdır. Elbette bir burjuva siyasetçisi gerçekte temsil ettiği sınıfın bilinçaltına oynamayacaktır. Bu çarpık yaklaşımı haftanın birçok günü makarna ile beslenen öğrenci evlerine kadar taşımak ise kendisi için taktiksel olarak doğrudur.

Biz özgürlükçü komünistlerin ideolojik hattı için ise bu hamle oldukça tehlikeli. Kitleler, Gezi Ayaklanması sürecinde ne herhangi bir kurumdan ne de herhangi bir muhalefet partisinden kurtuluş olmadığını daha fazla gördükleri; çözümün seçimler değil, mahalle ve işyerlerinde oluşturulacak taban örgütlenmeleri olduğunu daha fazla propaganda edebilmemizi sağlayacak uygun koşulların oluştuğu dönemde, hali hazırda mücadele etmeye çalıştığımız “Önce AKP gitsin. Gerekirse Sarıgülü bile desteklemek lazım” söyleminin daha güçlü olarak karşımıza çıkacağını öngörmek için falcı olmaya gerek yok. Bu tehlikeye karşı daha güçlü durabilmek için, devrimci saflarda; AKP’nin, CHP belası yüzünden başımıza sarabildiği sınıfsal yanılsamaları ortadan kaldırmak adına -acele etmeden ama çabuk çabuk- siyasal bir karşılık üretmemiz güncel ihtiyaçtır.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Değerlendirme, Güncel, Polemik

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s